26 Kasım 2010 Cuma

Hepimiz Mezarımıyız Kendimizin

Takıldım kaldım bu söze. Kendini gömdün mü hiç? Ellerinle öldürdün mü kendini. Boğdun mu yakana yakışıp, astın mı tavana kendini, geçirdin mi o ilmeği boğazına. Yok yok yapmadın belki yapamadın sen öyle san.

Her gün biraz daha öldürüyorsun kendini. Mezarını her geçen gün daha da derinleştiriyorsun. Kürek kürek dışarı attığın toprağın farkında bile değilsin. Aslında sen ölüyorsun yavaş yavaş sadece yaşadığını sanıyorsun.

Yaşamak nedir ki? Cevabı yok bu sorunun. Soru değil bu sorun. Kendin bulacaksın, kendin keşfedeceksin şıkları seçmeyeceksin kendine yeni bir şık edineceksin. Tutku nedir bilir misin? Bilmezsin, zaten bu yüzden ya mutsuzluğun.

Tutkuları olan insanları izlesene. En abuk sabuk gelen tutku bile nasıl enerji veriyor o insana. Nasıl mutlu ediyor. Tutkusundan bahsederken bambaşka biri olup çıkıveriyor karşına. Hareketleri, konuşmaları her şeyi bambaşka. Gözlerinden tutkuyla karışık bir mutluluk çıkıyor alev alev. Sen suskunsun onun karşısında, heyecanı bitmesin, sönmesin diye o alev susuyorsun sadece. O anlattıkça anlatıyor. Sana garip geliyor belki de saçma, değil mi? Evet dediğini duyar gibiyim. İşte senin yaşayamadığını o yaşıyor. Mezarını kazarken birer birer gül atıyor toprağının içine. Sen mutsuzluktan ölürken, o mutluluktan ölüyor. Hayattan zevk alıyor. Tutkusuna sıkıca sarılmış, hayatının merkezi haline getirmiş. Bak ne demişler;

''bak gördün mü, benjamin? bir erkek her şeyini değiştirebilir. yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, tanrısını, yine de değiştiremeyeceği bir şey var, benjamin. tutkularını değiştiremez.''

Bunu erkek olarak değil de insan olarak düşün. Bir insan gün geliyor her şeyden en sevdiğinden en vazgeçilmezinden bile geçiyor. Ama tutkularından vazgeçmek namümkün. Ölene kadar o tutkularıyla beraber yaşıyor. Zaten onu öldürmeyen ayakta tutan tutkuları.

İnsanların yaptıklarına anlam vermeye çalışmak yerine, yargılamak yerine, zamanını boşa harcamak yerine kendine bir Tutku bul. O zaman o mezarı kazarken daha mutlu olacaksın işte. Herkes ağlarken ardından sen gülerek öleceksin. Çünkü, senden başkası anlamayacak Yaşarken ölmediğini, Yaşayan bir ölü olmadığını. Kendine göre, en güzel şekilde yaşadığını bir tek sen bileceksin ve huzur içinde öleceksin.

Benim Tutkum mu?

Belli olmuyor mu?

Ahaha bi tane de değil iki tane evet evet birisi süheyla :;)

''fakat süheyla bu derin bir tutku
sana tutulan bir adamın nutku.''

2 yorum:

piraye dedi ki...

''Ellerinle öldürdün mü kendini.'' ohooo kırk kez öldürdüm kendimi, kırk kez gömdüm kendi ellerimle, kırk kez çıkardım kendimi o mezardan tırnaklarımla.. insan kendi mezarı başında ağlayınca garip oluyor..

nutku hiç tutulmasın bu adamın, hep yazsın...

Sivil Palyaço-Sivil Palyaco dedi ki...

41. kez çıkar o zaman. Ölmek için yaşamak anlamsız.

Kısaca

Fotoğrafım
Email: sivilpalyanco@gmail.com