27 Ağustos 2012 Pazartesi

Okumak

Okumak derken, kastım okul okumak değil. Okumak, gerçek anlamda okumak. Anlayarak, bilerek, özümseyerek, özünü içine çekerek. Günün birinde ihtiyacın olan cümleyi hafızandan çıkararak sözcüklere dökerek.

Bugün yine Mor İnsan ile buluştum (bir kaç yazı aşağıda) İnsanların 1,5 ay gibi bir sürede bitireceği bir kitabı 4,5 saatte bitirdiğini söyledi. '3 kelime için 1 saatimi harcadım ve toplamda 5,5 saatte okudum kitabı' dedi. Okudum derken gerçekten okuduğunu belirtti. Bunları kendini övmek için de anlatmıyor. Adamın önünde bilmem nerenin prof. hocaları ilik düğmeliyor. Övünse düşün sen gerisini ne masallar anlatır. Kitaptaki bütün boşlukları, yazılması gerekenleri, soruları her şeyi cevaplayarak, doldurarak. Düşün işte ya normalde 1,5 ay boyunca bitirilmesi programlanmış bir kitap.

5,5 saatte oku, çözümle ve anla. Güzel adam öyle bir konu hakkında yazıyor ki, yazdığı alanda kendisini değerlendirecek kişinin bilgisi hiç yok. Öyle de mütevazı ki, gülümsüyor sadece. 'O da öğrenmiş olur' diyor.

O konuşurken bir yandan onu dinliyorum, bir yandan da okurken hiç okumadığımı düşünüyordum. Sadece okuduğumuzu sanıyoruz. Bir bütünden bir cümleyi alıp, anladığımızı sanıyoruz. Okumuyoruz ve bu yüzden anlamıyoruz. Anlamadığımız için de anlam veremiyoruz. (Bu satırları yazarken sigaradan kül düştü, artık emekli ihtiyarlar gibiyim sigara külünü düşürmeye başladım.)

Öfke
Hırs
Kıskançlık
Kibir

bunlardan bahsetti. Doğru yerde doğru zamanda kullanmalısın yoksa seni bitirir dedi. Okumalı dedi, bir kitap listesi dağıttı. İnşallah okuyacağım. Hahah yok yok roman, şiir değil. Olsaydı yazardım faydalan diye. Hani hayatta bazı insanlar bir kahraman edasıyla çıkar ya karşına.Onun gittiği yoldan, ayak izlerini takip ederek gitmek istersin. Öyle bir insan. Eğer hayatınızın bir döneminde size göre her şeyiyle yani yaptıklarıyla, anlattıklarıyla, kattıklarıyla, yaşadıklarıyla, yaşattırdıklarıyla mükemmel diyebileceğiniz birisi çıkarsa karşınıza yapışın yakasına, yakışın yakasına. Ben yakışmaya çalışıyorum hahah. Çekirge diyor bana.

Bu akşam terasta denize karşı 4 kişiydik. Ben, Yılmaz, Evrim ve Mor insan.

Ayrıca bir kadına içten edilen iltifatın sonunda, o kadının yüzünde güller açıyor. Açtırdım yani hahah.

Başım nasıl çatlıyor bu güzel güne rağmen yazayım. Okumak üzerine yazacaktım ama hatlar karıştı.

Haydi güzel günler.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

dalgınlık yaşlılık alametimi o halde ben öleli 10 yıl olmuş. sigara külünü çırpmıyorum hiç gören uyarır. o kitapların adını yazın siz yahu illa roman şiir okumaya şartlı değilizki.

sevgiler

Sivil Palyaço-Sivil Palyaco dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.

Kısaca

Fotoğrafım
Email: sivilpalyanco@gmail.com