Tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tutku etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2011 Cumartesi

Güç, Tutku, İnanmak, Kendine İnanmak, Başarmak

Sen neden güç alırsın, hiç düşündün mü? Seni bu hayata bağlayan şey ne? Sırrına erebildin mi?  yoksa halen o sırrı çözmeye mi çalışıyorsun. Kendini halsiz ve yorgun hissettiğinde, tam bittiğini düşündüğün anda tam yıkılmak üzereyken ney sana güç veren? Yeniden ayakların üzerine diken, sana kendine gel diyen? hiç düşündün mü? Cevabı yok bu sorunun. Çünkü, senin bir tutkun yok. Sana güç veren, seni hayata bağlayan, kimsenin anlam veremediği ama senin delice sevdiğin ve onu yaptığında mutlu olduğun bir tutkun yok. Bu yüzden o bitmek bilmeyen mutsuzluğun. Bu yüzden güçsüzsün. Kendini tükenmiş hissediyorsun. Denesene kendini ayağa kaldırmaya, zor çok zor. Önünde engeller var senin, tutkularını bile ertelediğin sayesinde. Seni saçmasapan şeylere esir etmişler, seni senden azar azar çalmışlar. Bırak dalga geçsinler senle, bırak alay etsinler, gülsünler hatta desinler ki haline gülmekten öldük. Sen de onlara gül fakat acı acı.

Bütün vaktini, varını yoğunu harca o tutku uğruna. Bir ömrü nasıl böyle bitirebiliyorsak bırak ömrünü en sevdiğin şey uğruna bitirmeyi dene. Hiç değilse belki, bir ihtimal mutlu olacaksın, ölürken yüzünde mutlu bir ifade olacak. Çünkü tutkularını gerçekleştirmenin hazzını ertelemeden tatmış olacaksın.

Sen en son ne zaman kendine inandın? başarabilirim dedin kendi kendine. Herkes sana gülerken 'yaparsın sen bunu' dedi içindeki ses sana? Bana en son ne zaman söyledi sana söyleyeyim. 2004 yılında ve inan başarmıştım. Şimdi yine aynı ses bana aynı şeyleri söylüyor, yapabilirsin diye.

Denizi seven demiş ki
''damlalarda yüzmek gibisi yok''

Tutkuları gerçekleştirmek gibisi yok. Herkes sana hayran hayran bakarken sen onlara tebessüm edeceksin sadece, tutkularını gerçekleştirirsen, kendine inanırsan ve değer verirsen.

Sen bu hayatta ondan başka neyi çok sevdin?

''onun tutkusunu sevdiği kadar hayatımda hiçbir şeyi sevemedim.''

Hiçbir şeyi, hiçbir şeyi sevemedin. Çünkü senin güç alacağın bir tutkun olmadı.

Benim 2 tutkum var güç aldığım. Biri o, diğeri de o. İnsanı tutkuları yaşatıyor ve güç veriyor. Gücü tükendiği anda bittiği noktada. Kendine inanan her insanın bir tutkusu var şu hayatta. Kendine inanmayanın ise bitmek bilmeyen acıları.

Bir kez olsun kendine inanmayı dene.
Kaybedecek bir şeyin yok fakat, seni kazanırsın.

26 Kasım 2010 Cuma

Hepimiz Mezarımıyız Kendimizin

Takıldım kaldım bu söze. Kendini gömdün mü hiç? Ellerinle öldürdün mü kendini. Boğdun mu yakana yakışıp, astın mı tavana kendini, geçirdin mi o ilmeği boğazına. Yok yok yapmadın belki yapamadın sen öyle san.

Her gün biraz daha öldürüyorsun kendini. Mezarını her geçen gün daha da derinleştiriyorsun. Kürek kürek dışarı attığın toprağın farkında bile değilsin. Aslında sen ölüyorsun yavaş yavaş sadece yaşadığını sanıyorsun.

Yaşamak nedir ki? Cevabı yok bu sorunun. Soru değil bu sorun. Kendin bulacaksın, kendin keşfedeceksin şıkları seçmeyeceksin kendine yeni bir şık edineceksin. Tutku nedir bilir misin? Bilmezsin, zaten bu yüzden ya mutsuzluğun.

Tutkuları olan insanları izlesene. En abuk sabuk gelen tutku bile nasıl enerji veriyor o insana. Nasıl mutlu ediyor. Tutkusundan bahsederken bambaşka biri olup çıkıveriyor karşına. Hareketleri, konuşmaları her şeyi bambaşka. Gözlerinden tutkuyla karışık bir mutluluk çıkıyor alev alev. Sen suskunsun onun karşısında, heyecanı bitmesin, sönmesin diye o alev susuyorsun sadece. O anlattıkça anlatıyor. Sana garip geliyor belki de saçma, değil mi? Evet dediğini duyar gibiyim. İşte senin yaşayamadığını o yaşıyor. Mezarını kazarken birer birer gül atıyor toprağının içine. Sen mutsuzluktan ölürken, o mutluluktan ölüyor. Hayattan zevk alıyor. Tutkusuna sıkıca sarılmış, hayatının merkezi haline getirmiş. Bak ne demişler;

''bak gördün mü, benjamin? bir erkek her şeyini değiştirebilir. yüzünü, evini, ailesini, kız arkadaşını, dinini, tanrısını, yine de değiştiremeyeceği bir şey var, benjamin. tutkularını değiştiremez.''

Bunu erkek olarak değil de insan olarak düşün. Bir insan gün geliyor her şeyden en sevdiğinden en vazgeçilmezinden bile geçiyor. Ama tutkularından vazgeçmek namümkün. Ölene kadar o tutkularıyla beraber yaşıyor. Zaten onu öldürmeyen ayakta tutan tutkuları.

İnsanların yaptıklarına anlam vermeye çalışmak yerine, yargılamak yerine, zamanını boşa harcamak yerine kendine bir Tutku bul. O zaman o mezarı kazarken daha mutlu olacaksın işte. Herkes ağlarken ardından sen gülerek öleceksin. Çünkü, senden başkası anlamayacak Yaşarken ölmediğini, Yaşayan bir ölü olmadığını. Kendine göre, en güzel şekilde yaşadığını bir tek sen bileceksin ve huzur içinde öleceksin.

Benim Tutkum mu?

Belli olmuyor mu?

Ahaha bi tane de değil iki tane evet evet birisi süheyla :;)

''fakat süheyla bu derin bir tutku
sana tutulan bir adamın nutku.''

Kısaca

Fotoğrafım
Email: sivilpalyanco@gmail.com